Türk eğitim tarihi araştırmalarına katkı sağlayacak ve alana dair eğitimin tüm paydaşlarında ilgi uyandıracak olan Maarif Arşivi ve Müzeler Daire Başkanlığı Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde resmen kuruldu. 19 Mart 2025 tarihli, 32846 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Milli Eğitim Akademisi Başkanlığı Yönetmeliği’nde yer alan Hizmet Birimleri ve Görevleri bölümünde Maarif Arşivi ve Müzeler Daire Başkanlığı’na dair maddeler yer almıştır.
Milli Eğitim Akademisi yönetmeliğine göre 1 Eylül’den itibaren faaliyete geçecek olan Maarif Arşivi ve Müzeler Daire Başkanlığı’nın kurulma amaçları ve görevleri şu şekilde belirlenmiştir.
- Türk eğitim tarihinin araştırılması, Türk eğitim tarihine ait her türlü obje, albüm, fotoğraf, materyal ve arşiv evrakı varlığının tespiti ile envanterin çıkartılmasını sağlamak.
- Türk eğitim tarihini konu alan maarif müzelerinin kurulması, yönetimi ve işleyişine ilişkin çalışmaları yürütmek.
- Türk eğitim tarihine ait envanteri ve kaydı dijitalleştirerek araştırmacıların kullanımına açılmasını sağlamak.
- Türk eğitim tarihinde, meslek hayatı ve çalışmalarıyla çalışmalarıyla öne çıkan öğretmenlerin tespit edilerek biyografilerinin hazırlanmasını sağlamak ve meslektaşlarına ilham verecek yönlerinden yararlanılmasına ilişkin çalışmalar yapmak.
- Görev alanına giren konularda kamu ve özel kurumlara ait arşivlere ilişkin ilgili kamu ve özel kurumlarla iş birliğini sağlamak.
Milli Eğitim Akademisi bünyesinde kurulan Maarif Arşivi ve Müzeler Daire Başkanlığı’nın kamuoyu ve özellikle alan ile ilgilenen eğitim tarihçileri ve eğitimcilere duyurusu ise Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından İstanbul Fatih Çapa Fen Lisesi’nde 18 Nisan 2025 tarihinde düzenlenen “Güncel Gelişmeler Işığında Türk Eğitim Tarihi” konulu panel programında yapıldı. Bakan Tekin arşiv çalışması ile ilgili şunları söyledi: “Geçmişin izlerini bugünün idrakine taşıyan bu eserler, hem akademik dünyanın hem de eğitim politikalarının düşünsel zeminini besleyen kıymetli bir kaynak niteliğindedir. Bir milletin eğitim geçmişine dönüp bakması; kendine dair idrakini, yönünü ve istikametini yeniden tartmasıdır. Zira arşiv dediğimiz şey, tozlu raflarda bekleyen belgelerden ibaret değil; bir milletin kendisiyle kurduğu ilişkinin en mahrem alanıdır. Orada bilgiler, yönelimler, kaygılar, iddialar saklıdır. Bugün ilk kez bu çapta sistematik bir tasnifle dijital ortama aktarılan bu belgeler, milli hafızanın ihyası açısından tarihsel bir eşik olacaktır. Bakanlık olarak bu tarihsel eşiğin kalıcı bir vizyona dönüşebilmesi için hafızayı kurumsal düzlemde yaşatma sorumluluğunu üstlenmemiz gerektiğine inandık. Bu inancı somut bir adıma dönüştürerek, Milli Eğitim Akademisi bünyesinde Maarif Arşivi ve Müzeler Daire Başkanlığımızı kurduk. Dairemiz, 1 Eylül itibarıyla faaliyet göstermeye başlayarak eğitim tarihimizin belge varlığını tespit etme, tasnif etme, dijital ortama aktarma ve arşivle bütünleşik biçimde maarif müzeleri aracılığıyla kamuoyuyla buluşturma görevini üstlenecek. Böylelikle millî eğitim tarihimize dair dağınık, parçalı ve erişilemez hâlde duran çok kıymetli belgeler, ilk kez bütünlüklü ve sistematik bir şekilde hem araştırmacıların hem de toplumun erişimine açılacak.“

1 Eylül 2025 tarihinden itibaren faaliyete geçen kurum, çalışmalarını Bakan Tekin’in himayelerinde, Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci’nin koordinesinde yürütmektedir. Daire Başkanlığına ise Muzaffer Fehmi Şakar getirilmiştir. Bakan danışmanlarından Prof. Dr. Nuri Güçtekin de dairenin çalışmalarında yer almaktadır. Eğitim tarihçilerinden oluşan kadrosu da çalışmalarına başladı. Özellikle 7 cilttlik Maarif Eserleri dizisi alana dair önemli bir çalışma olarak görülmektedir. Dizi içerisinde Türk Maarifinin Tarihi Kaynakları, İstanbul Maarif Arşivi Rehberi, Cumhuriyet Mekteplerinde Müdüriyet Teftişi ve Maariften Milli eğitime İstanbul Sicilleri gibi başlıklarda eserler yer almaktadır.
Daire başkanlığının güncel çalışmalarına göre pilot olarak belirlenen 18 şehirde toplantılar gerçekleştirilecektir. Bu toplantıların bir kısmı tamamlanıp projeler belirlenirken bir kısmı da halihazırda devam etmektedir. Daire üyeleri, ziyaret düzenledikleri şehirlerde “Köklerden Günümüze Maarif Hafızasından Geleceğe Dönüş Projesi” kapsamında proje detaylarını eğitimin paydaşları ile ele alırken o şehirlerdeki köklü okulları gezerek arşiv çalışması yapmaktadırlar. Okul gezilerinde mevcut arşivin durumu, varsa iyileştirme çalışmaları ve buradan elde edilecek bilgilerle şehrin eğitim tarihine ışık tutacak çalışmaların ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Şehirde var olan ve eğitim tarihini ilgilendiren müzeler ise ziyaret edilerek müzelerin geliştirilmesi adına çalışmalar öncelenmektedir. (Yapılan bu çalışmalarla ilgili Bakanlığın web sitesinde yer alan haber metinlerinden yararlanılabilir.)
Türk eğitim tarihine yönelik yerelde ve ulusalda ortaya konacak olan böylesi bir çalışma alana dair önemli bir kazanım olacaktır. Hiç şüphesiz bu çalışmalar, Türkiye’nin eğitim alanındaki seyrini, ne gibi değişim/dönüşüm sürecinden geçtiğini ve kurumsal yapıların tarihi seyrini ortaya koyacaktır. Özellikle eğitim bürokrasisi, okul kültürü, sınavlaşma, sosyo-ekonomik analizler, devlet ideolojisinin dönüşümü, toplumsal değişim vb. konu başlıklarında önemli ipuçları taşıyacaktır.
Arşiv belgelerinin yapılacak olan çalışmalarda birinci elden kaynak olarak kullanılacak olması yapılan çalışmaların bilimsel seviyesini de arttıracaktır. Bu arşiv ve müzelerin araştırmacılara açık olması da yeni çalışmaları beraberinde getirecek ve var olan araştırma projelerini daha da zenginleştirecektir. Arşivin ve kurulacak olan müzelerin ilgi duyan herkese açık olması da Türk eğitim tarihinin gündemleştirilmesi adına önemli bir kazanım olacaktır.
Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde kurulan bu daire çalışmalarını sadece pilot şehirlerle sınırlandırmayıp tüm şehirlerimize yayacaktır diye düşünülmekle birlikte Bakanlığın merkez teşkilatındaki eğitim tarihine ilişkin çalışmalar da devam edecektir. Ayrıca kurulan dairenin üniversitelerin Türk eğitim tarihi ile ilgili çalışmalar yapan fakülte ve enstitüleri ile alana dair çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşları ile ortak projelerde yer alması Türk eğitim tarihi çalışmalarını zenginleştirecektir.
Hazırlayan: Osman KARADAŞ
İstanbul Üniversiresi – Cerrahpaşa Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
Eğitimin Felsefi, Sosyal ve Tarihi Temelleri Anabilim Dalı Yüksek Lisans Öğrencisi